Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN Rh.A
Allah CC, bizi hidayet üzere, rızası yolunda daim eylesin;
Müslümanların pek çoğu-maalesef dinlerini güzel temsil edemiyor, iyi
uygulamıyor, hatalı, günahlı, yanlışlı işler yapılıyor; onun için de
dünya üzerinde iki yakaları bir araya gelmiyor, kafirlere mağlup
düşüyor, esir oluyor, nice manevî cezalar çekiyor, istismar olunuyor,
maddî kayıplara, büyük sıkıntılara mâruz kalıyorlar.
Meselâ: Allah'ın emri, birlik, beraberlik, kardeşlik... ama hem
ülkeleri içinde, hem de ülkeler arası münasebetlerde Müslümanlar,
birbirlerine hasım, rakîp, düşman! Dehşetle duyuyoruz ki İran
Karabağ'da kendi dindaş ve mezhepdaşları hatta ırkdaşları olan
Azerilere değil, zâlim ve gaddar, haksız ve hunhar Ermenilere silah
yardımı yapıyormuş. İnanılacak gibi değil!
Aslında İran bizim için çok önemli bir ülke: Eski bir komşu, tarih
ve kültür beraberliğimiz var, coğrafi konumu çok önemli, bizi Orta
Asya ve Uzak Doğu'ya bağlayacak güzergah üzerinde yer alıyor,
nüfusunun yarısı ırkdaşımız olan Türklerden müteşekkil, dili dilimize,
edebiyatı edebiyatımıza kuvvetli irtibatlara bağlı. Bir samimi dost
olabilsek! Bir hakikî kardeşlik ve işbirliğini kurup işletebilsek ne
kadar kuvvetleniriz, ne güzel olur!
Diğer bir derdimiz Irak! Yöneticileri öyle yanlış işler yaptı ki
Irak'ı mahvetti; "Ne kendi eyledi rahat, ne halka verdi huzur."
İran'la bir hiç uğruna sekiz yıl savaştı. Bu yüzden iki tarafta da
nice Müslüman telef oldu, milyarlar havaya gitti. Bu paralar her iki
ülkenin hayrına harcansa idi, hem İran, hem de Irak, dünyanın en
temiz, en kalkınmış, en zengin, en müreffeh, en güzel, en bolluk ve
bereket sahibi ülkesi olabilirdi! Sonra Irak, Kuveyt'e saldırdı, yine
nice canlar yandı, nice milyarlar harcandı, kafirler kıs kıs güldü,
müminler kan ağladı, çevre müthiş kirlendi, şehirler harabe oldu,
dertler hâlâ da devam etmekte...
Bence Irak'ın ve diğer küçük Ortadoğu ülkelerinin toptan yapacağı
en güzel ve en doğru iş Türkiye ile birleşmek. Belki çok uzak gibi
görünüyor ama başka çareleri yok! Bu Müslümanlığın, aklın, fikrin,
çağın, bölgenin, tarihin, coğrafyanın, nüfus yapısının (demografinin)
gereği!! Bir asır önce zaten beraber değiller miydi, ayrıldılar da ne
kazandılar!? İkinci Cihan Harbinde birbirine canavarlar gibi saldıran
Batı ülkeleri şimdi, şartların ve menfaatlerin gereği nasıl da
birleşiyorlar, güçleniyorlar, kâr ediyorlar, büyük siyasi, maddi,
ekonomik, askeri faydalar sağlıyorlar! Müslümanlar neden
birleşmesinler ki!
Nitekim Libya İtalyan hegemonyasından kurtulduğu 1940'lı yıllar
sonunda ciddi ciddi Türkiye ile birleşmeyi düşünmüş ve parlâmentosunda
müzakere etmişti. Irak, Melik Faysal ve Nuri Said Paşa zamanında
Türkiye ile yakın işbirliğine girme teşebbüsünde idi.
Böylesine birbirine yakın ülkeler birleşmezlerse ne olacak? Tefrika
denilen belâ, muazzam Endülüs kıtasını, 7 asır Müslüman hakimiyetinden
sonra, Hıristiyanlar'ın eline düşürmedi mi?
Muhteşem Osmanlı Devleti Aliyye'sini, Müslümanlar arası iç ve dış
fitneler, ilgisizlikler, ayrılıklar parça parça hale getirmedi mi?
Koca Orta Asya'yı aynı ilgisizlik ve desteksizlik yüzünden
kaybetmedik mi?
Balkanlardaki tüm Müslümanlar birlikte hareket etseler Sırplar şu
vahşetlerini yapabilirler miydi?
Aynı durum Kafkasya'da da cârî değil mi? Abhazya'ya saldıran
Gürcüler; peki Gürcülerin bir kısmı Müslüman değil mi? Onlar
neredeler, ne yapıyorlar, hiç mi etkinlikleri yok!?
İslâm âlemindeki en büyük eksiklik: VAHDET! Müslümanların en
tehlikeli, en zararlı düşmanı TEFRİKA!
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!
Hiçbir Müslüman fert veya toplumu, hiçbir Müslüman fert ve topluma
düşmanlık etmesin, aleyhinde çalışmasın, dedikodu etmesin, hattâ
kırıcı tenkit yapmasın! Daima olumlu, birleştirici, büyüme yönünde,
ortaklıklar, işbirlikleri, ittifaklar yolunda çalışsın!
Başarının, zaferin, huzurun, mutluluğun, iki cihan saadetinin yolu
budur.
İSLAM, EKİM 92