Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN Rh.A
Mübarek üç aylar'dan Şa'bân-ı şerif içindeyiz; Ramazana az kaldı. Hem onbir
ayın sultanı ve mü'minlerin sebeb-i gufranı ramazanın heyecanı içimize düştü;
hem de Berâet Gecesi'nin telâşı gönlümüzü kapladı.
Şa'ban ayı, Resûlüllah SAS Hazretleri'nin ayıdır. Efendimiz bu ayda orucu çok
tutardı; geceleri sabahlara kadar ibadet ederdi.. Hazret-i Aişe Vâlidemiz RA
sebebini sorunca, buyurmuş ki:
"--Yâ Aişe! Bu ay, Melekül mevt Azrâil'e o sene içinde vefat
edeceklerin yazdırıldığı aydır. Ben de ismimin ancak oruçlu iken kaydedilmesini
seviyor ve istiyorum."
Ashâb-ı kirâm --rıdvânullahi aleyhim ecmaîn-- ve geçmiş evliyâullah
büyüklerimiz bu ayda çok oruç tutar, çok Kur'an-ı Kerim okurlar, Peygamber
Efendimiz'e çok salavat getirirler, afvü mağfiret olunmak için onu tevessül
edinirlerdi. Zenginler zekâtlarını bu ayda fakirlere verip, onların ramazan
orucu için kuvvetlenmelerini düşünürler; vâliler durumu şer'an müsâit mahkûmları
hapisten âzad ederler; tüccarlar borçluların alacaklarını öder, hesaplarını
kapatırlar; çoğu ramazan hilâlini görünce de gusül abdesti alıp i'tikâfa
girerlerdi.
"Leyle-i Berâet" Berat Gecesi, Şa'ban ayının en mühim gecesidir. Yılın
da en mübarek, en dikkat edilecek, ihyâ olunacak gecelerinden biridir.
Meleklerin bayramıdır. Bu gece yeryüzüne çok rahmet, bereket ve hayır iner. Çok
mü'minler afv ü mağfiret olunur; ancak şirke bulaşanlar, birbirlerine kin
tutanlar, dostlar ve akraba ile ilgiyi kesenler, sihir yapanlar, kâhinler,
ayyaşlar, gaspçılar, namusunu satanlar hariç!..
Berat Gecesi'nde eceller, rızıklar, hacca gidecekler, ölecekler, saidler,
şakîler, senenin mühim olayları yazılır, tesbit olunur, kesinleşir. Kimi
Allah'ın rahmetine erer, kimi mahrum kalır, kimi mükâfatlandırılır, kimi
cezâlanır. Nicesinin kefeni hazırlanmıştır, o çarşıda alışverişte; kiminin kabri
kesinleşmiştir, o gafilce eğlencededir. Nice gülen vardır, eceli yakındır; nice
binâ vardır, sahibi toprağa girecektir. Nice cennet uman vardır, cehennemde
yanacak; nice sevab uman vardır, ikaba uğrayacak; nice kâr bekleyen vardır,
zarara çarpılacak...
Berat gecesi müthiş bir gecedir. Hasan-ı Basrî Hazretleri bu gecede evinden
çıkmıştı; yüzü sapsarı, sanki kabre konulmuş da kalkmış... Sebebini sordular bu
korku, hüzün ve kederin... Buyurdu ki:
"--Vallàhi, gemisi parçalanmış bir kimse benden daha fenâ durumda değildir.
Çünkü, işlediğim günahlarımı biliyorum ama, iyiliklerimin kabul olduğundan
şüphedeyim, aceb hâlim n'olacak diye telâştayım..."
Sevgili kardeşlerim! Bu mühim gece için öncelerden hazırlanın; oruçlar tutun,
zekâtlar, sadakalar verin!.. Salât ü selâmlar getirin, çok zikir yapın, tevbe
edin!.. Kur'an okuyun, nafile namaz kılın!.. Sıla-i rahim yapın, ağlayın, dua
edin, Mevlâ'ya yalvarın da sizi bizi mağfiret eylesin... Adımızı Divân-ı
Süedâ'ya kayıt buyursun... Bahtımızı güzel kılsın, rızkımızı bol versin...
Nusretiyle bizleri ve mücahid kullarını takviye etsin, zaferlere erdirsin...
Fütûhat ve füyûzata mazhar kılsın... Başımızdaki musîbetleri, belâları,
cezâları, kötülükleri uzaklaştırsın... Bizleri iki cihanda aziz ve bahtiyar
eylesin...
Yoksa, bu âlemin hây u hûyu gibi değil; dünya boş ve fânî, bâkî ve ebedî olan
ahiret!.. Allah cümle Ümmet-i Muhammed'i nevm-i gafletten îkaz buyursun... Hakkı
görüp ona uymayı, bâtılı sezip ondan korunmayı, ahirete iyi ve tam hazırlanmayı
nasîb ü müyesser eylesin!..
İslâm, Ocak 1995