|
ZİKRİN TERKİNDEN
SAKINMANIN LÜZUM VE EHEMMİYETİ
M. Zahid Kotku Rh.A Hazretleri
Cenâb-ı Vâcibül-Vücûd Hazretleri, bir taraftan kuluna çok zikir
yapmasını emrederken, diğer taraftan az zikretmenin zararını ve
münâfıklık alâmeti olduğunu bildirip, gàfillerden olmamayı teşvîk
ederek, münafıkları zemmile, az zikredenlerin onlar olduğunu beyan
eder. (Ahzâb: 36, 37; Nisâ: 142)
Efendimiz SAS Hazretleri de:
"--Hiçbir kavim yoktur ki, bulundukları meclisten Allah-u Teàlâ'nın
zikrini yapmadan kalkarlarsa, muhakkak bir merkep cîfesi etrafında
toplanıp dağılan insanlar gibi dağılmış olurlar ve o meclis, kıyamet
gününde onlar için bir zikir meclisi değil, bir hüsran mahalli
olacaktır." buyurmuştur. (Ebû Dâvud, Hàkim)
Ebû Hüreyre RA'ın şu rivâyeti de şâyân-ı dikkattir:
"--Bir cemaat bir mecliste oturur da, orada zikrullah olmazsa veyâ
Rasûlüllah Efendimiz'e salavât-ı şerîfe getirilmezse, o meclis,
oturanlar için ancak noksanlık, hüsran ve nedâmet olur." buyrulmuştur.
Hattâ ehl-i cennetin bile tehassüsleri, gussaları, nedâmet ve
pişmanlıklarından biri de, dünyada iken zikirsiz geçirdikleri saatler
ve zamanlar için olacaktır. Buna binâen, Sehl Hazretleri der ki:
"--Bu kadar nîmetleri veren Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin zikrini
terk etmekten daha kötü, kabih, fena bir ma'siyet bilmiyorum ve
tasavvur da edemem." Dillere zikrullahın zor ve ağır gelmesinin,
münâfık alâmeti olduğunu bildirerek, "Derhal tevbe et, tazarru ve
niyâz eyle ki, Allah-u Teàlâ zikrini sana kolay ve hafif eylesin ve
sana tevfîk ve hidâyet eylesin!" buyurmuştur.
Onun için àkil kimseye lâyık olan, Hakk'ın zikriyle kalbini
uyandırmak ve mü'minlerin sıfatıyla sıfatlanmak va Hakk'ın zemmettiği
münafıklardan ayrılıp, medh ü senâ buyurduğu mü'minlerden olmağa sa'y
ve gayret göstermesidir. Saadet ve selâmet ancak bundadır. Çünkü Hak
Sübhânehû ve Teàlâ'nın zikriyle zâkir olan kul, öyle bir feyz-i
ilâhîye ve lütf u ihsâna mazhar olur ki, onu tarife imkânımız yoktur.
Hele bütün âzâ ve zerrelerin zikrullahdan lezzet almağa başladığı
vakitler yok mu, artık insanın gözüne hiç bir şey görünmez, vesselâm.
Cenâb-ı Hak hemen cümlemizi, Hakk'ı candan ve ihlâsla zikreden,
àşıkîn ve müflihîn zümresine ilhak buyursun, âmîn.... |