Prof. Dr. M. Es'ad Coşan Rh.A
Bizi müslüman yaratan, Müslüman yaşatan Allah'a sonsuz hamr-ü
senalar, onun habib-i edibi, elçisi Muhammed-i Mustafasına ve aline
sayısız, hadsiz, hesapsız salat-ü selamlar...
Dünya fani, ahiret bakidir; biz ahiret tercih ettik, dünyayı tercih
edenlere yazıklar olsun! Dünya, yersizlerin yeri, yurtsuzların
yurdudur, onun başına akılsız ve beyinsizler toplanır; hasisler ve
harisler, gafiller ve cahiller üşüdür. İki paralık dünyalık için,
ebedi ahiretlerini mahv edenler ne kadar yanlış iş yapıyorlar.!
Müslümanlar birbirlerinin dostu ve gerçek kardeşidir. Kafirler ise
Allah'ın düşmanı ve müminlerin amansız hasmıdırlar. Müslimler millet-i
vahide, kafirler de bunların karşısında menfi bir millet-i vahidedir.
Gavurdan dost domuzdan post olmaz.
O halde tüm müslümanların yekvücud olmaları, birleşmeleri,
anlaşmaları, yardımlaşmaları vazgeçilmez şarttır; aklın, basiretin,
imanın, iz'anın, irfanın yegane yoludur. Başkaca yollar ve davranışlar
dünya da ve ahirette büyük ziyan getirir, tarihte getirmiştir,
istikbalde de getirecektir (Allah Korusun)
İslâm alemi parça parçadır, Araplar parça parçadır, Türkler parça
parçadır, halk parça parça, parti parti, bölük bölük, grup grup, hasım
hasımdır. Sebep, cahillik, takvasızlık, dünyaperestlik,
menfaatperestlik, enaniyet, nefsaniyet, şeytaniyettir. Bunların tek
ilacı tasavvuf terbiyesi ve marifetullah tahsilidir ama kim okur, kim
dinler. Adamın gözünü hubb-ı dünya, hubb-i câh, hubb-ı risayet
bürüdümü öyle bir körleşir ki, babasından, anasından daha aziz olması
gereken hocasını üstadını, ulemasını, meşayıhını dahi çiğner geçer,
âsi olur; bâğî olur., fâsık olur, münâfık olur, hem dâll, hem mudıll
olur, laf dinlemez, söz anlamaz, dolu-dizgin felakete sürüklenir,
kendisine tabi olanlar da raydan çıkarır, mahveder.
Maskeler düşüyor, Rusya'yı, Amerika'yı, AT'yı, Yunan, Bulgar,
Ermeni, Yahudi şovenizmini, entrikalarını, oyunlarını, emellerini,
artık apaçık siz de görüyorsunuz. Bu müthiş manzaranın karşısında
herkes irkilmelidir, idarecilerdeki ve aydınlardaki yılların yanlış
tutum ve politikaları, inatları, süfli küçük hesapları, gafletleri,
dalaletleri sür'atle terk olunmalı tüm inananlar birleşmelidir. Bu
muazzam şer ve küfür cephesi karşısında tek başına, tek bir ulus
duramaz; tüm islam ülkeleri milyarlara varan nüfusuyla çok yakın bir
savunma işbirliğine geçmek zornudadırlar.
Çok geniş bir cephe politikasına bütün müslümanları kucaklayan
sevgi dolu, sıcak bir anlayış çalışmasına, tüm kuvvet ve gayretimizle
derhal geçmek gerekmektedir. Yangın çevremizi sarmış, kapıya dayanmış
bulunuyor.
Sünni-Şiî, Türk-Kürt, ilerici-gerici, sağcı-solcu,
ümmetçi-milliyetçi, radikal-muhafazakar şu veya bu partici v.s.
ayrımlarıyla oyalanacak vakit kalmamıştır.
Balkanlar'daki, Kafkasya'daki, Afganistan'daki... mağdur, mazlum ve
şehit kardeşlerimizin ruhları şad ve durumlar bizim için irşad olsun!
Tüm kuvâ-yı akliye, kuvâ-yı irfaniye, kuvâ-yı milliye ve kuvâ-yı
diniye'mizle herkes, hemen işbaşına!
İslâm, Şubat 1990